•  

    Ocak 2009
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Kas    
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    262728293031  

Kategori Arşivi 'Şiir' Kategori

‘…’ gibi davRan bana!

Yazar By-MaNIaC Tarih Ağustos 13th, 2008
“sayfanın başı” gibi davran bana.nebiliyim özen benim için,hep en güzelini yazmak için çabala!…

“fazla biLet”mişim gibi davran bana.nebiliym,atla otobüsün birine,sor beni..ama bulama!bi sonraki duraktan al beni,ama hayır sakın atma.koy bi köşeye sakla oLur mu?..yırtma!

“uzun zamandır açmadıgın bi musLuk”muşum gibi davran bana…
koLayca açabilicen zannet ama ilk deneyişinde açama.ugraş biraz üzerimde,çabala!

“pi sayısı”ymışım gibi davran bana.kimseye sormadan 3 al beni mesela.vallayi sorun çıkarmam sana!…

“yeni boyanmış duvar” gibi davran bana.
tamam belki yaslanma ama en azından arada sırada elle bari be,nebiliyim kokla!…

“sen yelkovan,ben akrep”mişim gibi davran bana.hep koş peşimden.ama eninde sonunda yakala.gel üzerime hatta,pilimiz bitsin,ordan hiç uzakLaşma…

“yeni aldığın ayakkabın”mışım gibi davran bana..tut ellerinle her akşam,hiç ama hiç kapıda bırakma…

“ıslak bi sokak köpegi”ymişim gibi davran bana…ellerinle besle yemek ver,çeşitli oyunlar oyna.ama sakın acıma!

“sayfanın sonu”ymuşum gibi davran bana.
bitmiş gibi gözüksem de asLa bitirme,gerekirse sil başımı,ama noLur yeniden başla..

“sen tom,ben jerry”mişim gibi davran bana,eninde sonunda yakala.tam agzına atıcakken atma.yeme beni sakın,kıyama!

“tabaktaki son patates kızartması” gibi davran bana.gözun hep bende olsun,kimseyle paylaşma!

“dersin son iki dakikası”ymışım gibi davran bana.değerimi dersin başında anla…

“boş bi bardak”mışım gibi davran bana…
dök içime herşeyini,hep dikkat et ama,beni kırma!

“kırık bi ayna”ymısım gibi davran bana…
nebiliyim,mutlaka bi yerimden bak hayata.en ufak parcamı bile itinayla sakla..

“odandaki ayna”ymışım gibi davran bana.hiç konuşma benimle.yalnızca bak o siyah gözlerinLe…yalnızca bak bana’!…

“saçLarın”mışım gibi davran bana..panten proveyle yıka beni,özen göster,ıslanınca hemen kurula…

“sen asit,ben turnusol kagıdı”ymışım gibi davran bana…
nebiliyim gel istedigin zaman bişeyler söyle,dök içini,rengimi degiştir mesela,kızart beni hatta!

“sen yüzük,ben parmak”mışım gibi davran bana…
kendi isteğinle gir ama ben izin vermedikçe çıkama!

“sen sen,ben ben”mişim gibi davran bana.
sen kaç hep,ben kovalıyım…hem bu senin içinde koLay olur,hiç yapmadıgın şeymi sanki…kendin ol yeter,anlasana…

“sen güneş,bense lanet bi’ yagmur bulutu”ymuşum gibi davran bana…
neyse
“doğ dünyaya” diycektim ama… …..

(alıntıdır-from no name)

ihanet

Yazar By-MaNIaC Tarih Temmuz 24th, 2008

Sırtıma saplanan bu kanlı hançer
Bedenden ziyade cana ihanet
Sanma hiç acısı gün gelir geçer
Var olduğum her bir âna ihanet

Cümle anıların boynu hep bükük
Candan çok sevene reva mı bu yük?
Ettiğin kötülük o kadar büyük
Bugüne yarına düne ihanet

Şiirlerle ettim her iltifatı
Vefasız vicdanın ne kadar katı
Adının önünde hain sıfatı
İhanet derim ben buna ihanet

Senden bu boynumu büken karanlık
Gözümden bunca yaş döken karanlık
Sayende bahtıma çöken karanlık
Ufuktan doğacak güne ihanet

Hasan Hüseyin Yılmaz

söyle

Yazar By-MaNIaC Tarih Temmuz 12th, 2008

seni sen yapan ne kaldı söyle ?
beynin ! yüreğin ! düşüncelerin ! ideallerin …
gem vurmadığın ne kaldı ?
düşüncelerini mi söyleyebiliyorsun özgürce,
yoksa gelecekle ilgili mutlu hayaller mi kurabiliyorsun ?
ya da beynini mi geliştirebiliyorsun.
özgürce yaşayabiliyormusun sevdalarını.
çılgınca haykırabiliyormusun sevdiğine “seni seviyorum” diye.
hangisini yapabiliyorsun.
söyle seni diğer insanlardan ayıran ne kaldı ?
anlat bana; ayşeden, fatmadan, ahmetten, mehmetten farkını…
ben farklıyım deme boşuna göster bana…
yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola,
beynini çöp sepetine atacaksın.
bırak özgürce yaşasın kalbin aşklarını.
evet
belki kırılacaksın, üzüleceksin;
ama sonra hatırlayacaksın geçirdiğin günleri.
yaptığın çılgınlıklara sende şaşacaksın.
güleceksin sevdiğini 1 saniye olsun görebilmek için yaptığın şeylere
uydurduğun mazeretlere ).
gülerken ürpereceksin,
özleyeceksin o saf duygularını ve :
keşke diyeceksin…
keşke sunsaydım kalbimi sevgiliye.
delice çırpınışlarını hatırlayacaksın yüreğinin,
öpüşmelerindeki tadı dudaklarında hissedeceksin.
sonra onu düşüneceksin
hiç aklından çıkarmadığını hatırlayarak )
ama kesinlikle beynini katmayacaksın bu işe.
aşkta mantık yoktur sevgili. mantık riskleri reddeder.
ama her aşk bir risktir. “ya hep ya hiç” diyebileceksin.
sonuna kadar gideceksin.
sonunda uçurum olduğunu bile bile.
yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola.
yanında olduğunu o zaman göreceksin.
ve hissedeceksin o zaman senin için çarpan yüreğin sesini,
aşkın iki kişilik olduğunu öğreneceksin. ……….

Telafi edemeyeceğiniz 4 durum

Yazar By-MaNIaC Tarih Temmuz 12th, 2008

büyük bir hava meydanının beklem salonunda genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu.Uçağına saatler olduğu için zaman geçirmek için bir kitap ve
bir küçük kurabiye satın aldı.

Dinlenmek ve kitabını okumak için VIP salonuna bir koltuğa yerleşti.Kurabiye
paketinin durdugu sehpanın yanındaki koltuga bir adam oturdu.

Genç kadın;
ilk kurabiyesini aldı
Adamda bir tane aldı.
Bayan çok rahatsız hissetti kendisini ve ;
‘’sinir bir şey!
Havamda olsaydım ,Bu cürretinden dolayı onu yumruklardım !”diye düşündü.
Bayan bir kurabiye alıyor,
Adam da bir tane alıyordu.
Çıldıracak gibiydi bayan.Ama olay çıkarmak istemiyordu.
Nihayet son kurabiye kalınca kadın:
” Bu küstah adam şimdi ne yapacak ?”diye düşündü.
Adam son kurabiyeyi aldı;onu ikiye böldü ve bir parçasını kadına verdi.

Aaaaa!Bu kadarıda fazla!
Çok öfkelenmişti şimdi:
Kadın sinir içinde kitabını ve diyer eşyalarını alır ve bir fırtına gibi giriş salonuna
,oradanda uçagın içine yöneldi.

Uçak daki koltuğuna oturdu .Gözlüğünü almak için çantasını açtı

Ne görsün?

Kurabiye Paketi açılmamış,orada duruyor.

Çok utandı:

Çok büyük bir yanlış yaptığını anladı.
Kurabiyelerinini paketini hiç açmadan çantasına koyduğunu unutmuştu.

Oysa ki adam,
Kendi kurabiyelerini hiç sinirlenmeden ve yüksünmeden kadınla paylaşmıştı.

Ve şimdi ,
Bu durumun telafi şansı yoktu.Özür dileme olanağıda kalmamıştı.

Telafi edemeyeceğimiz 4 durum varır.

1 Taş….. attıkdan sonra !
2 söz…. ağızdan çıktıktan sonra !
3 Fırsat… kaçtıktan sonra !
4 zaman…. geçtikten sonra !